20 Aralık 2009 Pazar

Sesiber'in sesini daha duymadınız mı?


Yaratıcılığı kişiliği ile tasarım kavramına yepyeni bir dünyadan merhaba diyen birinin varlığından haberdar etmek istiyorum sizi…



Yaptıkları ile hemen hemen herkesin beğenisini kazanan Sesiber, yılların suskunluğunu estetik kaygıları ile şekillendirerek; el sanatlarının yer aldığı bloglar arasında kendinden fazlasıyla söz ettirmeye başlayanlar arasında.

Otuzlu yaşların üretme çağı olduğu tezini kanıtlarcasına, blogunda paylaştığı her üretisi, gerçekten dikkate değer. Özellikle keçe uygulamalarındaki tecrübesi ve başarısı, destek aldığı girişimci ruhu ile sürekli yenilenen tasarımlarına  yol göstermekte… Sitesini ziyaret ettiğinizde karşınıza çıkacak olan boyunluk çalışmaları ise son zamanlarda imzasını attığı en yaratıcı işlerin başında geliyor.

Sakarya’nın yemyeşil doğasında kendini yoğun şehir hayatından uzak tutup, aynı zamanda blogu ile de tüm dünyaya sesini duyurmakta. Bununla birlikte;







Pasaj dan ve Etsy'den  ürettiklerini satışa sunan Sesiber, vereceğiniz siparişleri de zamanında adrese teslim etmeyi ilke edinenlerden…

Profiline girip hakkında ne yazmış diye bakma hevesine kapılırsanız eğer, karşınıza çıkacak ilk cümle şu olacaktır; “Kendi kendimi kategorize edemem, ne yazıp ne yazmayacağıma garanti de veremem.” Bu cümleden de anlaşılacağı gibi her an, her cevap gelebilir ondan. Esprili kişiliği ve mütevazi tavrı, emin olsun sizi de şaşırtacaktır.

Sesiber’i daha yakından tanımak ve yaptığı o muazzam eserlere  tanık olmak için bence hiç vakit kaybetmeyin, http://www.sesiber.com/ adresinden ona ulaşın ve aklınız varsa onu takibe alın!

Selam ve sevgilerimle…
Methods

4 yorum:

Doğa dedi ki...

Bu blogu acmıs olman cok yerınde oldu Met.. senın objektıf olarak.. artıları ..eksılerı yazacagına emınım..basarılar dılerım arkadasım..

Bır sure sonra bahsettıgın blogları ınceleyecegım..

Baslıgını gorunce.. yazmadan edemedım..

Sevgıler..

sesiber dedi ki...

İnan çok büyük sürpriz oldu. Hem koltuklarım kabardı, hem de utandım. Fakat şöyle de pis bir huyum var; kendi yaptıklarımı pek bir beğeniyorum :)) Yakın arkadaşlarım tiye alır bu huyumu ama yaptıklarımı yapmayı seviyorum,işimi seviyorum,kendimi seviyorum. Sonuçta ortaya çıkanları ise kat kat seviyorum. Sevmeden olmaz zaten. Sevmeyen paylaşamaz, sevmeyen devam edemez.
Bir de şey yazmayı unutmuşsun, hatta kibarca "ondan her türlü cevap gelebilir, demişsin :)" Türkçe meali "pabuç kadar dili var" olmalıydı :))
Kendimi kategorize edemem derken, ne yapacağım belli olmaz anlamında yazdım aslında, dün tel,boncuk,polimer kil, ahşap boyama, bugün keçe, kumaş... yarın ne getirir bilinmez :)
Çok çok teşekkür ederim, yeni blogun hayılı olsun.

(Kelime doğrulamayı da kaldır bence.)

Methods dedi ki...

Şenay abla, böyle bir gününde vakit ayırıp yorum yapma nezaketinde bulunman beni sevindirdi.

Başarı dileklerin için de çok teşekkür ederim, sağolasın...

Selam ve sevgilerimle.

Methods dedi ki...

Sesiber, rica ederim :))

Anlatılmayı hak ediyorsun bence. Az bile yazdım denilebilir...

(Kelime doğrulamayı da hemen kaldırıyorum :))

Selam ve sevgilerimle.

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More